
Kolon (kalın barsak) duvarından dışa doğru olan cepleşmelere divertikül
denilir. Bunların çok sayıda olması da diverikülozis olarak
adlandırılmaktadır. Tarafımızdan yapılmış bir çalışmada kolonoskopi
yapılan kişilerin %15’inde bu durum tespit edilmiş ve divertikülozisin
yaşla arttığı ve erkeklerde daha sık olduğu görülmüştür. Yetmiş yaş
üzerindeki kişilerdrn %40’ında divetikülozis saptanmıştır.
Divertiküllerin kolon içindeki basıncın artışına bağlı olarak zayıf
noktalardan oluştuğu kabul edilir. Yaşın ilerlemesi kolon duvarını
zayıflattığından ileri yaşta daha sıklıkla görülmektedir. Sık olmalarına
rağmen çoğu hastada bir şikayete neden olmaz. Başlıca iki rahatsızlığa
neden olur birincisi kanama diğeri ise divertiküllerin iltihaplanması
yani divertikülit gelişimidir.
Kolaylaştırıcı faktörler nelerdir, engellenebilir mi ?
Divertiküllerin kolon içinde basıncın artışı sonucu zayıf noktalardan
dışa doğru balonlaşma şeklinde geliştiğine inanılır. Kolondaki basınç
artışına neden olan en önemli faktörün ise kabızlık olduğu düşünülür.
Kabızlık nedeniyle
tuvalette fazla ıkınmak barsak içi basıncın artışını kolaylaştırır. Bu
nedenle divertikülozis tanısı konulan kişide önerilecek ilk şey
kabızlığın giderilmesidir.
Şikayetler nelerdir, hangi sıklıkta olur ?
Divertikülozisi olan hastaların çoğunda şikayet yoktur. Bazı hastalarda
kabızlık, karın ağrısı, kramp, ishal ve şişkinlik görülebilir. Ancak
sıklıkla bu şikayetler divertiküllerden çok bu hastalarda görülen
irritabl barsak sendromu ile ilişkilidir. Divertikülozise özgün görülebilen başlıca şikayetler ise kanama ve divertikülittir.
Kanama seyrek görülen bir durumdur. Divertikülozisi
olan hastaların %5’inden azında görülür. Tanının doğrulanması ve başka
kanama nedenlerinin dışlanması için mutlaka kolonoskopik tetkik
yapılmalıdır. Kanama sıklıkla kendiliğinden durur seyrek olarak hastaya
kan verilmesi gerekir. Kanama kendiliğinden durmaz ya da endoskopik
olarak durdurulamaz ise cerrahi müdahale gerekebilir.
Divertikülit, yani divertiküllerin iltihaplanması,
divertikülozisi olan hastaların %10-20’sinde görülebilir. Kendini karın
ağrısı ve ateş ile gösterir. Genellikle antibiyotik ile kolay tedavi
edilir. Seyrek olarak hastalık ağır seyredebilir, apse gelişebilir, bazı
vakalarda cerrahi girişim zorunlu olabilir. Ancak bu durum çok
seyrektir.